Hükümetin verili tutumu, barışma azminden çok savaşma azmini güçlendiriyor. Açık alanda siyaset yapanların tutuklanması, seçilmiş milletvekillerinin tutuklu olması, dağdan inme duygusunu değil, dağa çıkma duygusunu güçlendiriyor. Açık siyasi alanı devletin her tıkayışı, mücadeleyi zorunlu olarak başka alanlara yönlendiriyor. 100 civarında gazeteci hala içeride. 600 civarında üniversite öğrencisi tutuklu. KCK davasından 6 binin üzerinde tutuklu var. Bunların hepsi düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gereken tutukluluklar. Bu komployu kuran, yürüten polisler, savcı ve hâkimler bu cezaevine girecek. Onlar buraya girdiğinde bu ülkeye adalet gelecek. 

UFUK GÖLLÜ

Yol Ayrımı Yaratan Devrimci  İbrahim Kaypakkaya

20 Mayıs 2012

RIDVAN TURAN

Zamanın Ruhu

19 Mayıs 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Burjuvazinin Şövalyesi

16 Mayıs 2012

Faşizmin Yenileceği Gün Uzak Değil

UFUK GÖLLÜ

15 Mayıs 2012

GÜLEREN EREN

Bir Başbakanın Feryadı: Özelleştirmeyelim de Besleyelim mi?

12 Mayıs 2012

 

ERDAL KOZAN

Ulrike Meinhof'u Öldüremeyeceksiniz!

10 Mayıs 2012

RIDVAN TURAN

Sol ve Anti Kapitalist Müslümanlar

 9 Mayıs 2012

 SERAP GÜNEŞ

İstatistiğe Vurulduk mu, Hepimiz Mutluyuz!

8 Mayıs 2012

H. CENGİZ GÜLTEKİN

Onuncu Yılında Partimiz

7 Mayıs 2012

BURCUGÜL ÇUBUK

Bu dava bitmeyecek!

5 Mayıs 2012

YEŞİM ERGÜN

Çukurova'da Devlet Terörü Sınır Tanımıyor

3 Mayıs 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Tarihine Yabancılaşan Tarihçi

7 Mayıs 2012

UFUK GÖLLÜ

6 Mayıs'ın 40. Yılında

6 Mayıs 2012

 

MUSTAFA KEMAL COŞKUN

Ya Türkiye'nin Sağları?

4 Mayıs 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Sen Vermedin İşçi Sınıfı Kazandı
1 Mayıs 2012

 

UFUK GÖLLÜ

Sol Darbeciyse Demokrat Olan Kim?
1 Mayıs 2012

GÖKHAN TAŞYAKAN

Taksim 1 Mayıs Alanıdır!
1 Mayıs 2012

RIDVAN TURAN

1 Mayıs
27 Nisan 2012

İBRAHİM TURGUT

Demokratik Bir Suriye, Özerk Bir Batı Kürdistan
24 Nisan 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Geleceği Kazanmaya Geliyoruz
23 Nisan 2012

UFUK GÖLLÜ

Doğu Timor Halkı Kazandı, Kürt Halkı Neden Kazanmasın?
22 Nisan 2012

YEŞİM ERGÜN

Demokratik Türkiye Daima İleri… Marş Marş!
21 Nisan 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Açlık
16 Nisan 2012

AYDAN DÜZKAYA

Bizim Yorumumuz Hangisi?
14 Nisan 2012

M. ÖZLEM

Komedinin Yazılmasına Ortak Olmayalım
13 Nisan 2012

UFUK GÖLLÜ

Doğru Birlik Devrimcidir
13 Nisan 2012

ERSİN ÖNSEL

Pembe Gazete ve Militarizm
13 Nisan 2012

NURŞEN YILDIRIM

Kadınları Öldüren Erkekler Neden Az Ceza Alıyor?
12 Nisan 2012

AYLİN MERT

Kadınlar Gülay'ın Katilinin Peşini Bırakmayacak
12 Nisan 2012

SERAP GÜNEŞ

Savaş Adımları Suriye Üzerinden Hızlanıyor
11 Nisan 2012

AZİZ KÜÇÜK

Paralı Muhalefet Suriye'de İşgal Peşinde
11 Nisan 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Kim Kimi Yargılıyor?
10 Nisan 2012

EKİN BODUR

KCK İddianamesi: Ersanlı ve Zarakolu
8 Nisan 2012

ULAŞ CULDUZ

12 Eylül Yargılamaları Üzerine
8 Nisan 2012

RIDVAN TURAN

12 Eylül’le Hesaplaşmak
6 Nisan 2012

NURETTİN ALDEMİR

Sanal Yargılamayı Hesaplaşmaya Dönüştürme Zamanıdır
6 Nisan 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Düşmanlık Konferansı
2 Nisan 2012

M. ÖZLEM

Yol Ayrımı
30 Mart 2012

RIDVAN TURAN

‘AKP’yi Cemaat Vesayetinden Kurtaralım’
28 Mart 2012

UFUK GÖLLÜ

Mücadele Örgütünde Yenilenmek Eskiyi Aşmaktan Geçer
28 Mart 2012

SERAP GÜNEŞ

'Afganistan’da ne işimiz var?'
27 Mart 2012

NURŞEN YILDIRIM

4 + 4 + 4 = Türkiye’nin Gençliği
27 Mart 2012

ÇİĞDEM ŞAHİN

Derbent Operasyonu Bize Ne Anlatıyor?
27 Mart 2012

EKİN BODUR

Hükümetin Yeni (?) Kürt Stratejisi
26 Mart 2012

AFŞİN DEMİR

Ölüm Hep Bize mi Düşer Usta?
26 Mart 2012

M. ÖZLEM

Yasa Bizim Yaptığımızdır
24 Mart 2012

Ç. YAŞAM

Direniş Günü Newroz
24 Mart 2012

ÇİĞDEM ŞAHİN

Gelecek Koşmalı Umuda Doludizgin
24 Mart 2012

RIDVAN TURAN

Gazlıçeşme
21 Mart 2012

YEŞİM ERGÜN

Gülay’ın katillerinden hesap soralım: ‘Haksız tahrik’e hayır diyelim
20 Mart 2012

SERAP GÜNEŞ

Burjuva Hukuku, Cezaevleri ve Özgürlük (2)
20 Mart 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Newroz'dan Korkmak Özgürlükten Korkmaktır
19 Mart 2012

M. ÖZLEM

Maymunlar Cehennemi
16 Mart 2012

CAN ALAYGUT

Haydi Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma Konserine
16 Mart 2012

YEŞİM ERGÜN

Pozantı'dan Uğur Kaymaz'a
15 Mart 2012

EKİN BODUR

Nuray Mert
15 Mart 2012

EMEL SAYIN

Mademki Hepimiz Ermeniyiz
15 Mart 2012

ÇİĞDEM ŞAHİN

Kapitalizmin Kentlerdeki Vahşi Yüzü: Kentsel Dönüşüm
14 Mart 2012

ATA SOYER

Üniversite Hastaneleri Nereye?
14 Mart 2012

SERAP GÜNEŞ

Tek Kutuplu Dünya Düzeninin Sonu
13 Mart 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

Taammüden Cinayet: "İş Kazaları"
13 Mart 2012

NURŞEN YILDIRIM

Her Şeye Rağmen

8 Mart'ımız Kutlu Olsun!
12 Mart 2012

BARIŞTA ERDOST

İran'a Ne Zaman Saldırmalı?
12 Mart 2012

RIDVAN TURAN

Diyarbakır’ın Düşündürdükleri
9 Mart 2012

M. ÖZLEM

Belleksizlerin Tarihi
9 Mart 2012

YEŞİM ERGÜN

‘Allahımızı Sorarsan Adı Gardiyan Cafer’
8 Mart 2012

SERAP GÜNEŞ

AKP’den Damızlık Kız Hikayeleri
8 Mart 2012

RIDVAN TURAN

10. Yıl Yazıları (1): Birlik, Mücadele, Devrim
7 Mart 2012

ALİ EMRE ECER

Sınıfın Tarihsel Gerçekliği
6 Mart 2012

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU

İktidar, Kadınların Kurtuluşu, Devrim
5 Mart 2012

YEŞİM ERGÜN

Türkiye'de Kadın Hareketi
4 Mart 2012

SERGE HALIMI

Suudi Muafiyeti
3 Mart 2012

M. ÖZLEM

Toplumsal Hareketler Üzerine
2 Mart 2012

YEŞİM ERGÜN

Kadın Hareketi Tarihine Kısa Bir Bakış
1 Mart 2012

EKİN BODUR

8 Mart
1 Mart 2012

PAUL CRAIG ROBERTS

Eleştirileri Susturmak
1 Mart 2012

İSMAİL ŞENGÜL

AKP'nin Zorbalığına Geçit Yok
1 Mart 2012

N. ZAFER

Kendileri Hapiste, Düşünceleri İktidarda
29 Şubat 2012

RIDVAN TURAN

Rutin Hal
29 Şubat 2012

NURŞEN YILDIRIM

Dindar Neslin Kadınları
29 Şubat 2012

>>Tüm Yazılar

>>Yazar Dizini 2011




Yol Ayrımı Yaratan Devrimci İbrahim Kaypakkaya

UFUK GÖLLÜ - 18 Mayıs 1973 tarihinde Diyarbakır zindanında bir devrimci katledildi.  İbrahim Kaypakkaya’nın işkence ile katledilmesinin üzerinden tam 39 yıl geçti. Geçen uzun yılların ardından hafızamızda İbrahim Kaypakkaya’nın, işçi sınıfının ve ezilen halkların özgürlük mücadelesinde ölümsüzleştiği gerçeği kaldı.  Bugün binlerce genç bu mirasla onu anmakta ve onun ölümsüzlüğünü sloganlarında dillendirmektedir. 


Zamanın Ruhu

RIDVAN TURAN - Geçen hafta sonu Ankara’da yapılan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) toplantısında, HDK olarak başlayan sürecin politik bir parti olarak yoluna devamı için önemli mesafe kat edildi. Bu durumun kendi başına taşıdığı değerin yanında, kuşkusuz, HDK bileşenlerinin ekseriyetinin ortak bir fikre sahip olduğunu göstermesi açısından da değerlidir. HDK, SDP’nin yıllar önce önerdiği çatı partisinin bugüne uyarlanmış ve çatı partisinden daha da yetkin hale getirilmiş bir örneğidir.


 

Burjuvazinin Şövalyesi

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU - Fenerbahçe taraftarları geçtiğimiz hafta sonu şampiyonun belli olduğu karşılaşmadan sonra çeşitli sokak gösterileri yaptı. Bu gösterilerde halk ile kolluk kuvvetleri zaman zaman karşı karşıya geldiler ve çeşitli çatışmalar yaşandı. Aslında bu durum birçok takım ve taraf için futbol maçları dâhilinde sıklıkla yaşanan olaylardır. Zaten taraftarı genellikle hararetlendiren burjuva medyasının kendisidir. Spor programlarında, gazetelerin spor sayfalarında dünyanın en önemli mevzusu tartışılıyormuş gibi bir kavga sürer gider.  


Sevgi Göyçe Mücadelemizde Yaşayacak

Yıllardır sosyalizm, devrim ve kadın mücadelesinde yer almış; KESK Kadın Sekreterliği yapmış; KESK Genel Meclis Kadın Birimi ve ÖDP Meclis üyesi olan Sevgi Göyçe’nin kaybından dolayı büyük üzüntü duymaktayız. Başta ailesi, ÖDP ve KESK’liler olmak üzere tüm devrimcilere, kadın mücadelesi yürütenlere başsağlığı dileriz.  


Faşizmin Yenileceği Gün Uzak Değil

UFUK GÖLLÜ - Bundan 67 yıl önce insanlığın geleceği için büyük bir tehdit oluşturan Alman faşizminin savaş makinası Sovyetler Birliği tarafından yenilgiye uğratıldı. Sovyetler Birliği işçi sınıfı ve emekçileri   “Büyük Vatanseverlik Savaşı” adını verdikleri savaş boyunca ülkelerinin varını yoğunu ortaya koyarak Faşizmin yenilgiye uğratılması için savaştılar.   Hitler liderliğindeki Alman Faşizmi bütün Avrupa’yı istila ederek insanlığın geleceği için büyük bir tehlike yaratmıştı. 


Bir Başbakanın Feryadı: Özelleştirmeyelim de Besleyelim mi?

GÜLEREN EREN - Sanatın ne olduğuna, kime nasıl hizmet ettiğine dair pek çok tartışma yapılabilir. Ancak bu tartışma bir ülkenin başbakanı tarafından o ülkenin sanat üretimini hükümetin denetlemesi amacıyla, fütursuzca ve düşmanca bir tavırla başlatıldığında ister istemez öncelikle bu otoriter tavra karşı çıkmak gerekiyor. 


SDP'ye Baskılar Artarak Sürüyor

SDP tüzüğünde yer alan, SDP’nin gençlik örgütü Devrimci Gençlik’in yasal süreli yayını Kurtuluş Yolunda Dev-Genç’te yayınlanan “Sokak Kavga ile Özgürleşecek,  Boykot Var ve Bir Yol Ayrımı- 1971 Direnişi, Kurtuluşun oluşumu” başlıklı yazılar nedeniyle, derginin sorumlu yazı işleri müdürü ve aynı zamanda Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Yeşim Ergün’e DHKP-C propagandası yaptığı gerekçesiyle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 11.05.2012 tarihinde 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Geçtiğimiz aylarda da PKK örgüt propagandası yapmaktan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10 ay müddetle hapis cezası verilmişti.

Ulrike Meinhof'u Öldüremeyeceksiniz!

ERDAL KOZAN - Başarılı bir gazetecilik kariyeri, radyo ve televizyon programları, bir eş, iki çocuk ve rahat bir yaşam… Bunlara rağmen tercih edilen profesyonel devrimcilik ve illegal hayat sonucu hapishane, tecrit ve cinayet… Ulrike Meinhof’un hayatı oldukça uzun bir hikâye, ancak ölümünün 36. yılı anısına bir özetini sunmaya çalışalım.Hitler faşizminin Almanya’ya egemen olduğu yıllarda, 1934’te doğar. İkinci Dünya Savaşı’na ve Yahudilerin maruz kaldığı katliamlara tanıklık eder.


Sol ve Antikapitalist Müslümanlar

RIDVAN TURAN - Antikapitalist Müslümanların “Allah Ekmek Özgürlük” sloganlarıyla Taksim’e çıkmaları 1 Mayıs’ın en çok tartışılan konularından biriydi. Kimi olumladı, kimi karşı çıktı. Ancak bu durum en çok AKP yanlılarında şaşkınlık yarattı. Mesela Fehmi Koru 2 Mayıs tarihli yazısında “bu duruma şaşırılmaması gerekir” derken, kendi şaşkınlığını gizleyemedi.


İstatistiğe Vurulduk mu, Hepimiz Mutluyuz!

SERAP GÜNEŞ - Geçenlerde yapılan bir araştırmanın sonucu, “istatistiğe vurulduğunda”, yüzde 77’mizin mutlu olduğunu buluvermiş. Kötü haber tez yayılır derler ama memlekette iş ve kadın cinayetleri istatistikleri değil, böyle fason araştırmaların tozpembe sonuçları daha hızlı sirküle oluyor. Bilgi tekeli, bilgiyi yayma tekeli ile birleşince, işte böyle oluyor halimiz. Basın özgürlüğü, cezaevindeki gazetecilerle artık yandaşı-candaşı kalmamış, topluca hükümet bültenine dönmüş otosansür medyası arasında bir yerlerde, çoktandır kayıp.


Onuncu Yılında Partimiz

H. CENGİZ GÜLTEKİN - Partimiz devrim ve sosyalizm kavgasında onuncu yılını yaşıyor. On yıllık geçmişiyle SDP Türkiye Sosyalist Hareketi (TSH) içinde özgün bir duruşa sahip. Bu özgünlüğü, sergilediği devrimci pratiğinin yanında, sahip olduğu programatik tezlerinden ve politik duruşundan kaynaklanıyor.                                                    SDP’yi TSH’nin diğer sektörlerinden ayıran en büyük özelliği yenilenmeci bir sosyalizm anlayışına sahip olması.


Bu dava kadınlar bitti diyene kadar bitmeyecek!

BURCUGÜL ÇUBUK - Taciz ve tecavüze uğrayan kadınların yalnızlaştırıldığı; yargı, devlet ve toplum karşısında kadına tek çare olarak susmanın gösterildiği bir ülkede yaşıyoruz.  İlk elden devlet, devletin organı yargı ve hukuk sistemi koruyor taciz ve tecavüzcüyü. Yargılanmadıkları, cezalandırılmadıkları bir sistemde devletten aldıkları güçle daha da pervasızlaşan saldırganlar suç işlemeye devam ediyorlar.


Rıdvan Turan Tutuklu Ailelerini Ziyaret Etti

Mersin’de 2 Mayıs 2012 günü Newroz’a katıldıkları suçlamasıyla tutuklanarak Mersin E Tipi Cezaevi’ne gönderilen Dev-Lis üyelerinden Ali Okutan ve Dersim Dinçer’in Mersin’de bulunan ailelerini SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ve Mersin İl Yönetimi ziyaret etti. Ziyaret sırasında konuşan Dersim Dinçer’in ailesi; ziyaretten duydukları memnuniyeti belirtirken, Dersim’in kendileri için onur olduğunu ve onun genç yaşında sürdürdüğü mücadeleyi desteklediklerini belirtti.


SDP: "Çukurova'da Devlet Terörü Sınır Tanımıyor"

YEŞİM ERGÜN - 1 Mayıs’a ön gelen günlerden bugüne dek Çukurova’da SDP üyelerine ve SDP’nin liseli gençlik örgütü olan Dev-Lis üyelerine yönelik baskılar artarak devam ediyor.

Sadece son bir kaç  hafta içinde, 1 mayıs hazırlıkları çok sayıda SDP’li ve Dev-Lis’li gözaltına alındı, evleri basıldı ve tutuklandı. 


SDP Genel Başkanı Tarsus’ta Denizleri Andı...

Mersin’de tutuklu ailelerinin ziyareti ardından bölgedeki temaslarını sürdüren Turan, 6 Mayıs akşamı Tarsus ilçesine geçerek HDK gençliğinin düzenlediği Denizleri anma yürüyüşüne katıldı. İlçede yapılan yürüyüşün ardından gençlik adına bir basın metni okundu.  


Tarihine Yabancılaşan Tarihçi

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU - Bilim insanı nasıl olunur? Öncelikle belirli birikimlere sahip olabilmek ve analizler yapabilmek için ciddi oranda emek harcamak gerekmektedir. Araştırmaları sürdürebilmek için bilimsel bir şüpheciliğe sahip olmak gereklidir. Mümkün mertebe objektife yakın olmaya çalışmak gereklidir. Bütünlüklü diyalektik bir yönteme sahip olmak gereklidir. Bu özelliklere benzer birçok niteliği çeşitli cümlelerle sıralamak mümkündür. Fakat bütün bu özelliklerin işleyebilip bilim insanı bütünlüğünü oluşturabilmesi için vicdani bir yaklaşım gereklidir. Vicdani yaklaşım ise özünde bir sınıf tavrı ile alakalıdır. Sınıf tavrı ise ezilenlerden mi yoksa ezenlerden mi yana olunduğu ile ilgilidir.


6 Mayıs'ın 40. Yılında

UFUK GÖLLÜ - İdamlarının üzerinden tam 40 yıl geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin, Türkiye devrimci hareketinin üç kızıl karanfili, oligarşik diktatörlüğün idam sehpalarında yiğitçe can verdiler.  İdam edilen 3 devrimcinin idam sehpasında ki kararlı duruşu ve baş eğmezliği idam edenlerin düşlerini karabasana çevirdi. Deniz, Yusuf ve Hüseyin , Türkiye işçi sınıfının ve ezilen halkların özgürlük mücadelesinde birer sembol haline geldiler. Üç devrimcinin idam edilmemesi için yola çıkan Mahir Çayan ve arkadaşları ülkemiz tarihinde az görülen bir devrimci dayanışma örneği göstererek THKO ve THKP-C’li devrimcilerin ortak eylemleriyle ölümsüzleştiler.


Taksim 1 Mayıs'ından İzlenimler

2012 1 Mayıs’ında Taksim Meydanı, ’77 katliamından 35 yıl sonra bir kez daha yüz binlerle buluştu. Böylece yıllar süren meşru mücadele sonrasında 2009’da fiilen alınan meydanda, üst üste dördüncü yıl yüz binlerce kişi İşçi Bayramı’nı kutlamak ve emekçilerin ve ezilenlerin taleplerini yükseltmek için bir araya gelmiş oldu.


SDP 10 Yaşında

28 Ağustos 2002 tarihinde kurulan partimiz SDP bu yıl hem devrim ve sosyalizm kavgasında 10. yılını kutlamakta hem de 5. Olağan Konferans-Kongre sürecini 10. yıl coşkusuyla bir atılıma dönüştürmeye hazırlanmaktadır. 


Ya Türkiye'nin Sağları?

*MUSTAFA KEMAL COŞKUN-Daha baştan söylemek gerekirse bugün sosyalist solu eleştirmek adına konuşanların kimisinde, Kurtuluş Kayalı’nın Türk sosyolojisi için kullandığı kavramlarla konuşursak, bir “süreksizlik” ya da “hafızasızlık” var gibi. Aslına bakılırsa bir tür akıl tutulması dense yeri.


 Sen Vermedin İşçi Sınıfı Kazandı

 

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU - Yeni bir 1 Mayıs’a yaklaşırken   burjuvazi  korktuğunu açıkça belli ediyor. Belki de etkinliklerin Taksim meydanında yapılmasına engel olamadıkları için onlara hizmet eden devlet görevlilerine kızıyorlardır. Bu durum şehrin meydanları ile burjuvazinin kurduğu iktidar ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Meydanları kaptırdıkları zaman iktidarı yitirebileceklerini düşünüyorlar. Pek de haksız sayılmazlar… Meydanlarda hakimiyet kuran propaganda üstünlüğünü ve fiziki olarak şehrin keşişim noktasını ele geçirmiş olur.


Sol Darbeciyse Demokrat Olan Kim?

 

UFUK GÖLLÜ - Bir süredir köşe yazarları arasında bir tartışmadır almış başını gitmiştir. Tartışılan konu solun darbeci geleneğinin tarihsel kökleridir. Tartışmaya katılan isimler oldukça çeşitlilik arz etse de ortaklaştıkları nokta solun tarihsel değerlerine dönük saldırı içerisinde olma halidir. Sol olarak kullanılan bir genel söylem üzerinden sosyalizm mücadelesine ve onun tarihsel köklerine dönük bir ideolojik saldırı eylemi içerisinde olan bu sol liberal kesimlerin söylemleri suyu bir hayli bulandırmaktadır.

 


Taksim 1 Mayıs Alanıdır!

 

GÖKHAN TAŞYAKAN - 1 Mayıs işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilenlerin “birlik, mücadele ve dayanışma” günü olurken emperyalist/kapitalizme karşı meydan okumanın “enternasyonalist” karakteri olarak da şekillendi. Bu durum 1 Mayıs’ı dünya/tarihsel planda özel kılarken, Türkiye işçi sınıfı da bu şekillenişteki yerini “hakkını vererek” aldı. 1 Mayıs yalnızca bir günün adı değildir! 1 Mayıs dünya proletaryasının mücadele tarihinin özetidir.

 


1 Mayıs

 

RIDVAN TURAN - İstanbul Valiliği, günler öncesinden 1 Mayıs 2012 kutlamalarının Taksim Meydanı’nda yapılabileceğini ilan etti. Kendimi ister istemez nereden nereye diye düşünürken buldum. 80’li yıllardan son yıllara dek süren Taksim yasağı, Taksim’de 1 Mayıs kutlamak için polis terörüne kurban giden gençler, öldürülenler, sakat bırakılanlar geliyor insanın aklına. Öldürüleceğini bildikleri halde Hrant’ı koruyamayan, ancak Taksim Meydanı’nı gözleri gibi koruyan “gazcı kardeşler” eski vali Muammer Güler ve eski emniyet müdürü Celalettin Cerrah’ın 1 Mayıslarda nasıl fiili sıkıyönetim uyguladıklarını unutabilmemiz mümkün mü?

 


Gözaltı terörü hız kesmeden sürüyor

 

Mersin Tozcu Lisesi önünde 1 Mayıs’a çağrı bildirisi dağıtan 5 Dev-Lis’li ve SDP’li bugün öğle saatlerinde gözaltına alındı. Gözaltına alınan 4 Dev-Lis’li Cumhuriyet Karakoluna, SDP il yöneticisi Ali Okutan ise Terörle Mücadele Şubesi’ne (TEM) götürüldü. TEM’e ve Cumhuriyet Karakolu’na giden SDP İl Başkanı ve yöneticilerine gözaltılarla ilgili hiçbir bilgi verilmedi. Karakolda ifadeleri alınan Dev-Lis’liler saat 14.00’de serbest bırakıldı. İl binasına dönen Dersim Dinçer parti binası önünden TEM polislerince tekrar gözaltına alınarak TEM’e götürüldü.

 


Demokratik Bir Suriye, Özerk Bir Batı Kürdistan

 

İBRAHİM TURGUT - Mart 2010’da Suriye halkı sokaklara dökülmüşken ABD, AB ve işbirlikçi ülkelerin Suriye’den istediklerini dört ana başlıkta toplamak mümkün. 1) Hamas ve FKÖ ile ilişkilerin istenilen düzeye çekilmesi. 2) Lübnan Hizbullah’ı ile olan ekonomik, siyasi ve askeri ilişkilerin sona erdirilmesi. 3) İran’la var olan ilişkilerin gözden geçirilmesi 4) Yeni Anayasa hazırlayarak yönetimde reform yapılması ve Müslüman Kardeşler’in yönetimde yer alması için adım atılması.

 


Geleceği Kazanmaya Geliyoruz

 

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU - Senelerce meşakkatli mücadeleler sonucu kazanılan 1 Mayıs ve alanı Taksim meydanına işçi sınıfının çıkmasına sayılı günler kalmışken 1990’lı yılları hatırlamakta fayda var. Memleketimizde birileri sokakta barikatlardayken birileri bürolarda oturuyorlardı, programlarına sosyalizm bile yazdıramadıkları partilerde “mücadele” ediyorlardı. Diğer taraftan kapitalist devleti taklit eden yöntemlerle devrimci öncüleri ve kitleleri sisteme kırdıran anlayış devrimci mücadeleye onulması oldukça zor zararlar veriyordu.

 


Doğu Timor Halkı Kazandı, Kürt Halkı Neden Kazanmasın?

 

UFUK GÖLLÜ - Doğu Timor’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini eski bir gerilla lideri olan Taur Matan Ruak kazandı. Birçoğumuzun gözünde dünya haritasında Doğu Timor’un nerede olduğu canlanmayabilir. Doğu Timor, eskiden Endenozya’ya bağlı olan ve 1999’da bağımsızlığını kazanmış bir ülkedir.  Meselenin bizden bu kadar uzak bir coğrafyada cereyan ediyor olması bizleri yanıltmamalıdır. Emperyalizm koşulları altında sömürge ve yarı sömürge ülkelerin tarihleri birbirine benzemektedir.

 


Demokratik Türkiye Daima İleri… Marş Marş!

 

YEŞİM ERGÜN - O dönem andıçlanan gazeteciler vardı, işinden edilen, kara listeye alınanlar. Peki ya şimdi? Sadece ANF’ye röportaj verdiği için işinden atılmıyor mu gazeteciler? Şimdi de AKP’nin andıç listeleri var. Faili meçhullerin yerini, toplu imha niteliğindeki tutuklamalar almadı mı şimdi? Askerin yerini polis katliamları? Kim öldürdü Diren’i, Şerzan Kurt’u, kim öldürdü Metin Lokumcu’yu? Uludere’de sınır ticareti yapan çoğu çocuk 35 Kürt köylünün üzerine bombaları kim yağdırdı? Peki ya bunların hesabı ne zaman sorulacak?

 


YKP Kurultayı Toplandı: Mücadelede Yeni Dönem

 

Yeni Kıbrıs Partisi 11. Olağan Kurultayına Kıbrıs’ın her iki yanından, Türkiye’den çeşitli siyasi parti temsilcileri ile sivil toplum kuruluşları temsilcileri de katıldı. YKP adına Parti Yürütme Kurulu Sekreteri Murat Kanatlı tarafından yapılan konuşmada, YKP’nin mücadelesinin 22 yıldır sürdüğü ve gelecek kuşaklara daha özgür ve demokratik bir ülke bırakmak için mücadeleye devam edecekleri belirtildi.  Kurultayda bir konuşma yapan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, adadaki işgale dikkat çekerek “El kadar adada 40 bin askerin ne işi var” diye sordu. Turan, Kıbrıs sorunu çözülmeden Türkiye’de demokrasi sorununun çözülemeyeceğini işaret etti.

 


Açlık

 

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU - Gün geçmiyor ki hapishanelerden tutsaklara yönelik yapılan baskı ve işkence haberleri gelmesin. F tipi hapishane diye adlandırılan tecrit ve izolasyon sisteminin kendisi bir sürekli işkence uygulaması. Fakat sistem bu zulümle yetinmiyor, tutsakları ek uygulamalarla kişiliksizleştirmeye çalışıyor. Kişiliğini ve siyasal kimliğini koruyanlar ve savunanlara yönelik yalnızlaştırmaya yönelik uygulamalar hayata geçiriliyor. Tutsakların en doğal hakları olan mektuplaşma, ziyaret, görüşme ve sosyal bir ortamda yaşama hakları kısıtlanıyor, engelleniyor.

 


Eren Keskin: "Haksız Tahrik İndirimi Kesin Olarak Kaldırılmalı"

 

Kocası tarafından öldürülen Gülay Armağan davası pek çok kadın örgütü tarafından takip ediliyor. Kadına yönelik şiddet açısından öne çıkan pek çok davada vekillik yapmasının yanı sıra Gülay Armağan’ın da avukatlığını yapan Eren Keskin ile dava, 8 Mart’ta yürürlüğe giren “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” yasası ve yargının erkek egemen bakış açısı üzerine sohbet ettik:  "Bu derece erkekten yana bakış açısının olduğu bir coğrafyada nasıl hakimlerden iyi kararlar bekleyeceğiz? Başbakanın kendisi 3 çocuk öneriyor, bu da kadınların bedenine direkt bir müdahaledir. Erkek egemen, militer ve feodal anlayışın mutlaka sistemle birlikte sorgulanması gerekiyor, işimiz zor yani."    >Neziha Eken ve Aylin Mert'in Gelecek'te yayınlanan söyleşisi.

 


Bizim Yorumumuz Hangisi?

 

AYDAN DÜZKAYA - Ataerkil düzenin en şiddetli halinin uzun yıllardır hüküm sürdüğü ülkemizde son 10 yıl içerisinde kadın cinayetleri hiç olmadığı kadar yüksek bir seviyeye gelmiştir. Bu cinayetler koca, baba, sevgili, eski sevgili, oğul, kardeş gibi failler tarafından işlenmektedir. Faillerin gerekçeleri ise kimi zaman kadının ataerkil düzen tarafından sorumluluğu erkeğe yüklenmiş olan namusuna sahip çıkamaması, kimi zaman kadının özellikle evlilik birliği içindeki görevlerinden kabul edilen cinsel ilişkiyi reddetmiş olması, kimi zaman yemeğin tuzunu fazla kaçırmış olması, kimi zaman…

 


Komedinin Yazılmasına Ortak Olmayalım

 

M. ÖZLEM - Tarih tekerrürden ibarettir der eskiler. Genellikle eskilerden kalan ve bir çeşit genel içerik taşıyan bu çeşit söylemlerin özünü yaşamsal deneyimler oluşturur. Bu bağlamda bilimsel bir öze de sahip olduğu söylenebilir sözkonusu lafın. Zira ders çıkarılmadığı sürece tarih gerçekten de bir tekerrür manzumesine dönüşür ve egemen sınıflar bu ders bilmezliği onu tekrar ettirmek üzere kullanırlar.  Tekrar ettirilen şey egemenlik ilişkileri ve bu ilişkilerin kendini yeniden üretmesidir aslında.

 


Doğru Birlik Devrimcidir

 

UFUK GÖLLÜ - 31 Mart Cumartesi günü İstanbul’da gerçekleşen konferansla Sosyalist Kurtuluş Kolektifi ve SDP birleşti. Bundan bir süre önce başlamış olan birlik görüşmelerinin bu şekilde olumlu sonuçlanması anlamlı ve önemli bir gelişmedir. Sosyalist hareketin parçalı hali ve işçi sınıfı hareketinden kopukluğu düşünüldüğünde var olan durumun değişmesi yönünde mütevazi ama anlamlı bir adım atmış bulunuyoruz.

 


Pembe Gazete ve Militarizm

 

ERSİN ÖNSEL - Rockefeller’ in “pembe gazetesi” kapitalist toplumun önemli bir simgesidir. Kişiye özel tek bir nüsha olarak çıkarılan bu pembe dünya, “zat-ı muhterem ”in yaşlılık ve hastalık günlerinde mutlu olmasını sağlamak amacına yönelik bir görevi yerine getirmekteydi. Bilindiği üzere PEMBE GAZETE, dünya burjuvazisinin dümen suyunda, Rockefeller üzerinden tanımlanmış, güçlünün işine gelen biçimiyle servise konan bir “yaşam simgesi” olarak tarihe geçmiştir.

 


Kadınları Öldüren Erkekler Neden Az Ceza Alıyor?

 

NURŞEN YILDIRIM - Günde beş kadının öldürüldüğü Türkiye’de, bu cinayetleri işleyen erkekler ne yazık ki çeşitli indirimlerle en fazla 6-7 yıl cezaevinde kalıyorlar, sonra da serbest bırakılıyorlar. Halbuki, suç işlediği tespit bile edilemeyenler, sırf düşündükleri ve barışı savundukları için davaları aylarca görülmeyip bazılarına da on yıllarca ceza verilebiliyor. Büşra Ersanlı, KESK’li kadın yöneticiler bunlardan sadece birkaçı. “Televizyonun kumandasını fırlattı, bana küfretti, tayt giyiyordu, erkekliğime hakaret etti, kadınlık görevini yapmıyordu, sigara içiyordu.” Bu söylemler, kadına yönelik cinayetlerde erkeklerin kullandıkları mazeretlerden birkaçı.

 


Kadınlar Gülay'ın Katilinin Peşini Bırakmayacak

 

AYLİN MERT - “Rüyamda karımın beni aldattığını gördüm, sabah kalktığımda dayanamadım öldürdüm.” “Akşam eve geldiğimde yemek hazır değildi, karımı ekmek bıçağıyla öldürdüm.” “Benimle aynı yatakta uyumak istemedi, 12 yerinden bıçakladım.” “Çok seviyordum, kıskançlıktan vurdum.” Tüm bu ifadeler kadın cinayetlerinin ardından katil erkekler tarafından söylenenler. Her ne kadar birbirlerinden farklı gösterilmeye çalışılsalar da aslında baştan sona aynı olan “tahrik edici sebepler.”

 


Savaş Adımları Suriye Üzerinden Hızlanıyor

 

SERAP GÜNEŞ - Suriye geriliminin, ülkenin “özgürleştirilmesi” ile değil Ortadoğu’nun, küresel güçler arasındaki dengelere göre yeniden düzenlenmesi ile ilgili olduğu son gelişmelerle iyice açığa çıktı. Her gün artık bir değil birkaç yeni adımın atıldığı bu gerilimde, gelişmelerin kaydını bile tutmak imkansız. Bir gün savaş suçlusu olarak Batı medyasının manşetlerini süsleyen Esad’ı, ertesi gün BM özel temsilcisi Kofi Annan’la el sıkışırken görebiliyoruz ekranlarda.

 


Paralı Muhalefet Suriye'de İşgal Peşinde

 

AZİZ KÜÇÜK - Suriye’ye karşı emperyalist bir operasyonun maşası olma ihtimali TC’nin yakın gelecekte bölgede yapma ihtimali yüksek olan hamlelerden biridir. Bu doğrultuda en düşük ihtimalle SUK kapsamındaki muhaliflerin silahlı mücadelesine arka cephe olabileceklerini Başbakan Erdoğan açıkça “dostluk toplantısında” belirtmiştir. Ayrıca Suriye meselesinde “uluslararası” bir müdahalenin gerekliliğini savunmuştur.

 


Kim Kimi Yargılıyor?

 

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU - 12 Eylül 1980’de yapılan darbeyle iktidara gelen askeri diktatörlüğün uzun yıllar nimetlerinden yararlananlar bugün onu kullanılmış bir mendil gibi çöpe atıyorlar. Bu noktada doğrudan ve salt AKP hükümetinden bahsetmiyoruz. AKP hükümeti son tahlilde bir maşadır. Burjuva iktidarının sürmesini sağlayan yürütücü bir örgütlenmedir. Dolayısıyla dün askeri diktatörlüğü destekleyen oligarşi bugün AKP hükümetini desteklemektedir. Dün askeri diktatörlüğü kullanan oligarşi bugün AKP’yi kullanmaktadır.

 


Barışı ancak Öcalan getirir

 

PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit 260. gününe yaklaşırken, sol ve sosyalist parti temsilcisi, Öcalan üzerindeki tecridin anlamı, bunun sonuçları ve Kürt sorunu noktasında yapılması gerekenlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öcalan'a uygulanan ağırlaştırılmış tecrit koşullarının sadece Öcalan'a yönelik olmadığı, bunun aslında Kürt halkına yönelik bir cezalandırma olduğu değerlendirmesinde ortaklaşan parti temsilcileri, Öcalan'ın Kürt sorununun çözüm anahtarı olduğuna vurgu yaparak, gerekli koşulların sağlanmasını istedi. Parti temsilcileri, Öcalan'ın sorunun çözümü olduğunun AKP iktidarı tarafından da bilindiği fakat buna rağmen sorunun çözülmek istenmediğine vurgu yaptı. 

 


KCK İddianamesi: Ersanlı ve Zarakolu

 

EKİN BODUR - Geçtiğimiz günlerde en son dalga KCK tutuklamalarının iddianamesi yayınlandı. 2.400’ü aşkın sayfa tutan iddianameyi birkaç kelimeyle özetlemek gerekirse “son dönem AKP tarzı”nın hakim olduğunu söyleyebilirim. “Kes-kopyala-yapıştır”, “Uysa da uymasa da delil diyorsam delildir”, “Şunun anlamı budur” tarzı iddianamecilik, hukuk alanında da sanırım yeni bir açılıma imza atıyor. Ne yazık ki burada bu binlerce sayfalık iddianameyi ele alıp eleştirme şansımız yok.

 


12 Eylül Yargılamaları Üzerine

 

ULAŞ CULDUZ - 12 Eylül’le ilgili açılan davanın gerçek, adil bir yargılamaya dönüşebilmesi bir toplumsal mücadele konusu, bir siyasi yüzleşme alanı olarak ele alınmalıdır. AKP’nin senaryosunu boşa çıkarmak ve bu davanın gerçek sahipleri gerçek müdahilleri biziz demek için davaya müdahale talebinde bulunan sivil faşistleri de teşhir etmek, gerekirse etkisiz hale getirmek için davaya müdahil olunmalıdır. 12 Eylül’ün kapitalist-emperyalist sistemin ve burjuvazinin işçi sınıfına topyekûn saldırısı olduğunun bilinciyle bu durum hem duruşma salonunda, hem de sokakta teşhir edilmelidir.

 


12 Eylül’le Hesaplaşmak

 

RIDVAN TURAN - Başbakanın yaptığı açıklama dikkat çekiciydi. Başbakan 12 Eylül referandumunda anayasa değişikliğine destek vermeyenlere yönelik, mealen ‘12 Eylülcüler yargılanamaz diyen ve anayasa değişikliğine karşı oy kullananlar şimdi müdahil olmak için kuyruğa girdiler’ dedi. Böyle durumlarda bir başbakanın, demokrasinin faziletlerinden, darbelerin olumsuz sonuçlarından, kaybedilen değerlerden bahsetmesi beklenir. Veya yargı sürecinin hukuki sonuçlarına ulaştırılması için siyaset kurumu olarak üzerlerine düşeni yapacaklarını söylemesi beklenir.

 


Sanal Yargılamayı Hesaplaşmaya Dönüştürme Zamanıdır

 

NURETTİN ALDEMİR - 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 32. yılında darbenin mimarlarından hayatta kalan son ikisinin yolu 4 Nisan 2012 tarihinde Ankara Adliyesi’ne düştü. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya beklendiği gibi –sağlık durumlarını gerekçe göstererek– gelmediler. Gelmediler ama ruhları avukatları aracılığı ile mahkeme salonuna teşrif etti. 12 Eylül darbesine ilişkin davada sanıklar Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya’nın avukatı Bülent Acar, müvekkilleri hakkında savcılığın soruşturma yapma yetkisi olmadığı gerekçesiyle iddianamenin ‘yok hükmünde’ sayılmasını talep etti.

 


Baran ve Ali Deniz'e yine tahliye yok

 

2,5 yıldır tutuklu olan Ali Deniz Kılıç ve Baran Nayır'ın 7. duruşması bugün Beşiktaş Adliyesinde 10. Ağır Ceza Mahkemesinde yapıldı. Tahliye taleplerini 'kuvvetli suç şüphesi' gerekçesiyle yine reddeden mahkeme heyeti davayı 28 Haziran 2012 tarihine erteledi.   Duruşma öncesinde Beşiktaş'ta yapılan 'Baran ve Ali Deniz'e Özgürlük' eyleminde konuşan SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan tutuklamaların hukuksuz olduğunu, bu hukuksuzluğa derhal son verilmesi gerektiğini söyledi. Ardından Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi adına konuşan Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Mehmet Karlı, Ferhat Tunç, ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Sema Solaklı, ESP Genel Başkan Yardımcısı Alp Altınörs ve EHP Genel Başkan Yardımcısı Işıl Kurt,  Baran ve Ali Deniz'i almaya geldiklerini belirttiler.

 


Düşmanlık Konferansı

 

M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU - Dün İstanbul’da başını emperyalistlerin ve TC’nin çektiği “Suriye Halkının Dostları Grubu’nun” toplantısı yapıldı. Bu toplantıda Suriye Ulusal Konseyi (SUK) adı altında toplanan muhaliflerin Suriye’nin meşru temsilcisi olduğu kabul edildi. Bir odağın meşru olup olmadığını belirleyen bir yapının da meşru olması gereklidir. TC bu kararı verebilecek meşru ve tutarlı bir devlet değildir. Öncelikle başta Kürt halkı olmak üzere kendi halklarına ve işçi sınıfına zulüm eden oligarşik bir yönetimdir TC.

 


Sosyalist Kurtuluş Kolektifi ile SDP birleşti

 

Sosyalist Kurtuluş Kolektifi ile Sosyalist Demokrasi Partisi arasında sürdürülen birlik çalışmaları 31 Mart 2012 tarihinde toplanan SDP Danışma Meclisinde sonuçlandırılarak SDP çatısı altında birlik gerçekleştirildi. SDP Danışma Meclisi tarafından kamuoyuna yapılan açıklamada enternasyonalist sosyalistlerin birlik çalışmalarında önemli bir adım daha atılmış olduğu vurgulandı. Danışma Meclisi ayrıca sosyalist hareketin birliğinin bitmemiş bir süreç olduğunu belirterek Parti Meclisi’nin bu doğrultuda çalışmalara devam etmesi konusunda tavsiye kararı aldı.

 


Yol Ayrımı

 

M. ÖZLEM - Bugün 30 Mart. Kızıldere’de Mahir Çayan ve arkadaşlarının katledilmesinin yıl dönümü. Kızıldere’nin yıldönümü. Egemenlerin metodolojisi çoğu zaman ezilenlerin davranış ve düşünüşlerinde bir yeniden üretim sağlar denir. Onların ritüelleri bir şekliyle bize sirayet eder. Her anma yeminlerin edilmesi, sözlerin verilmesi ile sonuçlanırken geçmiş tarihin tozlu raflarına terk edilip anlaşılmadan bir nevi ajitasyonun konusu olarak ele alınıp gidilir.

 


Gülay Armağan davası ertelendi

 

Kocası tarafından öldürülen Gülay Armağan cinayeti davasının ilk duruşması İstanbul Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu sanık Metin Armağan "sinir krizi geçirdiği" ve  Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırıldığı iddiasıyla mahkemeye katılmadı. Gülay Armağan'a tecavüz eden, iki sene boyunca kendisiyle ilişkiye zorlayan Metin Armağan'ın kardeşi Daimi Armağan ise duruşma salonunda hazır bulundu.

 


‘AKP’yi Cemaat Vesayetinden Kurtaralım’

 

RIDVAN TURAN - Kimi köşe yazarları, cemaat ve Erdoğan arasında sürmekte olan çatışmada, Erdoğan’ın demokrasi, Gülen cemaatinin de daha fazla hegemonya peşinde olduğunu söylüyorlar. Onlara göre Erdoğan ve hükümeti bu zamana kadar atılan demokratik adımların, AB uyum yasalarının, Kürt sorununda sivil çözüm çabalarının, PKK ile yapılan görüşmelerin; cemaat ise ardı arkası kesilmeyen KCK operasyonlarının, tüm muhalifleri cezaevine doldurma tertiplerinin sahibi. Böyle bir analiz yapıldığı andan itibaren, demokratik kamuoyuna Erdoğan’ın ve hükümetinin desteklenmesinin gerekli olduğu da söylenmiş olmaktadır.

 


Pınar Öğünç: “Çocuklarını Yiyen Bir Ülke Ne Yazık ki Burası”

 

Tek sesli medyanın içinde sesleri kısılmak istenenlerin hikayelerini anlatıyor, söylenmeyen sözleri dillendiriyor. Kendi deyimiyle “münferit” bir gazeteci Pınar Öğünç… Muhalif gazetecilerin bir bir ayıklanmaya çalışıldığı, basında sürdürülen “temizlik operasyonu” saldırılarına rağmen bildiğinden şaşmayan, sözünü sakınmayan bir yazar. Pınar Öğünç ile gündeme, kadın cinayetlerine, medyada kadın olma hallerine dair sohbet ettik:  "Haksız tahrik indirimine karşı ses yükseltmek, kadın cinayetleriyle mücadelenin en mühim parçası. Kadını zaten aile dışında yok sayan bu zihniyetin elinden ‘erkeklik’ tıpasını almak gerekiyor. Ki en azından indirim hesabı peşinde koşamasınlar. Bayağı öldürmeden sene hesaplayan erkekler var aramızda, onlarla yaşıyoruz."   >Aylin Mert'in Gelecek'te yayınlanan söyleşisi.

 

Sosyalist Demokrasi'yi
izlemek için:




Btn_blue_122x44



SOSYALİST DEMOKRASİ

www.sosyalistdemokrasigazete.net posta@sosyalistdemokrasigazete.net
15 Günlük Siyasi Gazete
Adres: Şehit Muhtar Mah. Yoğurtçu Faik Sk. No:14 D: 2 Beyoğlu-İstanbul
Tel: 0212256100

 
              
 
 
Loading